301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
27 Kasım 2017 - Pazartesi 14:28
 
Van Basınını sorumluluğa davet
Oktay Candemir
 
 

Van Manşet -  Bir ceza davasında yayınladıkları “haber” nedeniyle suçlanan gazetecilere “iddia edenler” şu soruyu sordu: Gazetecilik nerede başlar nerede biter?

 

Gazetecilik her yerde ve her an başlar ama hiçbir yerde, hiçbir zaman bitmez…

Gazeteciliğin mahkemeler tarafından çizilen bir sınırı yoktur, olmamalıdır.
Gazetecilik,  gazeteciliktir.

 

Geleneksel işlevi kamuoyunu bilgilendirmek, kamuoyu oluşturmak, devlet organlarını kamu adına denetlemek, tarihe belge vermek olan ve dördüncü güç olarak nitelendirilen basınımızın hali içler acısı bir durumdadır. 

Türkiye’de basın özgürlüğü tamamen rafa kaldırılmış,  yukarıda söz ettiğimiz ilkelerin tersi bir durumla devlet organları basını denetim altına almış, ve kamuoyunu yanlış bilgilendirmeyi esas alan bir basınla karşıyayız.


Van basınında artık iyice unutulan ahlaki ilkeler artık birer ayakbağı olarak görülüyor. Görünüşte önemsenen ama pratikte gereksiz görülen meslek ve ahlak ilkeleri subjektif çıkarlar uğruna kurban ediliyor. Direnmek yerine teslim olmayı yeğleyen, niteliksiz, derinlikten yoksun bir anlayışla karşı karşıyayız. 


Medyanın bu hale gelmesinin en önemli nedenlerinden biri, ekonomik ve siyasi bağımlılık.  
Tutuklu Van Büyükşehir Belediye Başkanı’na söylediği iddia edilen ‘Niteliksiz basın’ açıklamasından sonra bir kısım Van medyası büyük tepki göstermişti.


Keşke zaman Kaya’yı haksız çıkarsaydı diyeceğim ama gelinen noktada Kaya’nın oldukça haklı olduğu ortaya çıktı.
Gazetecilik aslında doğasında muhalif olmayı gerektiren bir meslek. Kamoyunu bilgilendirmek toplumsal bir sorumluluk olduğundan doktorun hastaya cerrahi müdahalesine benzemez. Aynı andan binlere, yüz binlere hitap eden bir mesleğin sorumluluğu daha ağırdır.

 


Biraz daha güncellersek eğer, kayyum atamaları Demokrasinin değerlerine inanan herkes için negatif bir algıdır. Demokrasi sandık ise ‘Sandıkla gelen sandıkla gitmeli’… Bu uluslar arası temel bir ilkedir. Kayyumun kime atandığı önemli değil, önemli olan orada bir iradenin gaspıdır. Bu Melih Gökçek’te olsa karşı çıkılmalı, Bekir Kaya’da. Severseniz ya da sevmezsiniz ama hele hele bir basın mensubu bu konuda ‘biri doğru, biri yanlış’ deme hakkına sahip değildir.


‘Bekir Kaya’ya kayyum atanması iyidir ama Gökçek’e atanması iyi olmadı’ derseniz metod hatasını geçerek iki yüzlülük yapmış olursunuz.


Bir kısım Van basını canhıraş, kayyumlara övgüler düzüyor. Her haberde halkın kayyumdan ne kadar memnun olduğu dile getiriliyor.


Sizler, bugün övgüyle anlattığınız kayyum kurumunun yarın sayenizde meşrulaşmasının ardından sizin yayın kurumlarına da basbayağı kayyum atanabilir… Tehlikenin farkında mısınız?


Van TV binasına el konulmasını haber yapmadınız ama zorla gasp edilen binanın kayyum tarafından Kültür Merkezi yapılmasını haberleştirdiniz.


Peki o medyaya bir soru : Yarın sahibi olduğunuz ya da çalıştığınız yayın kurumuna kayyum atanırsa aynı memnuniyeti gösterecek misiniz?


Böyle giderse bir gün pişman olacaksınız ama Jean Paul Sartre’nin dediği gibi ‘En büyük günah pişmanlıktır’ unutmayın.
Birazcık sorumluluk lütfen… Başka bir şey değil!

 

 

Not: Köşe yazılarımızdan yazarlarımız sorumludur...

 
Etiketler: Van, Basınını, sorumluluğa, davet,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Alıntı Yazarlar
Van
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 25.06.2019
Bugün
13° - 29°
Çarşamba
13° - 30°
Perşembe
14° - 29°
Van

Güncelleme: 24.06.2019
İmsak
02:46
Sabah
04:36
Öğle
12:14
İkindi
16:08
Akşam
19:41
Yatsı
21:24
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı