Haber Detayı
01 Ağustos 2018 - Çarşamba 10:01
 
Kürt Müziğinde farklı bir yorum: Rewşan Çeliker
Müziğin dili denilince akla “lisan” gelmemesi gerektiğini söyleyen Kürt müzisyen Rewşan Çeliker, “Hâlbuki müziğin dili; bizzat onun ruhudur, matematiğidir, tasarımıdır, sizin ona verdiğiniz manadır” diyor.
Kültür Haberi


 

Van Manşet -  Müziğin dili denilince akla “lisan” gelmemesi gerektiğini söyleyen Kürt müzisyen Rewşan Çeliker, “Hâlbuki müziğin dili; bizzat onun ruhudur, matematiğidir, tasarımıdır, sizin ona verdiğiniz manadır” diyor.

Rewşan Çeliker’in “Ax Lê Wesê” albümü, geçtiğimiz şubat ayında Digitalent Productions (Los Angeles) etiketiyle dijital platformlarda yerini almıştı. Albümde 5 Kürtçe, 3 de Ermenice eser bulunuyor.

4 farklı enstrüman çalabilen ve 11 dilde şarkı söyleyen Çeliker, 13 yaşına kadar Tatvan’da yaşıyor ve çocukluk yıllarından itibaren müzikle ilgilenmeye başlıyor.

K24’ün soruları ve Rewşan Çeliker’in verdiği yanıtlar…

Son zamanlarda en çok dinlenilen Kürt müzisyenleri arasındasınız. Üstelik tanınmış isimler, şarkılarınızla ilgili çok olumlu şeyler yazıyor. Ne hissediyorsunuz?

Farklı bir his, söylediğin şarkıların birilerinin kalbine temas ediyor olmasının ayrı bir güzelliği varmış. Aynı zamanda kaygı uyandıran bir tarafı da var. Kendi iç dünyanızdan fışkıran, kimi zaman htiğiniz, kimi zaman hayal ettiğiniz durumları dile getirmeye çalışıyorsunuz, sonra da acaba insanlar ne hissedecek, sevecekler mi bilmiyorsunuz.

Heyecanlı bir süreç, aynı zamanda daha çok çalışmak gerektiğini hissediyorsunuz, bazen insanların sizi tanımladıkları yer, kendi iç âleminizde kendinizi bildiğiniz yerle örtüşmeyebiliyor, o vakit iki tarafı nasıl birbirine yakınlaştırabilirim gayretine giriyorsunuz.

Farklı dillerde şarkı söylemek ve enstrüman çalmak nasıl bir motivasyon gerektiriyor?

İkisi bambaşka şeyler, enstrüman çalmak büyük disiplin gerektiriyor, merak, emek ve sabır istiyor, başka enstrümanlara da meyliniz varsa, temel müzik bilgilerinizi zamanla başka sazlara da uyarlayabiliyorsunuz, tabi kas hafızasının oluşması zaman alıyor, ben keman-viyola çalıyorum, ukulele ise şu dönem heves ettiğim ve öğrenmeye çalıştığım bir enstrüman.

Kürtçe ve Ermenice şarkılar söylüyorum, Kürtçe anadilim ve ziyadesiyle beslendiğim dil, ona en yakın müzik olarak da Ermenice’yi buluyorum, bu iki dilde kullanılan enstrümanlar, melodik yapılar ve formların birbirine benzerliği de bizi ortak bir müzikal yapıya doğru götürüyor. Daha önce birlikte müzik yaptığım Horizon grubunda Anadolu ve Mezopotamya dillerinden pek çok şarkı düzenledik ve konserlerimizde seslendirdik, şuan daha çok Kürtçe ve Ermenice dillerine odaklanmış durumdayım. 

Ax Lê Wesê isimli ilk albümünüzde farklı dillerde şarkılar var. Müziğin dili hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Albümde beş Kürtçe, üç de Ermenice şarkı yer almakta. Müziğin dili denince genellikle “lisan” anlamındaki dil akla geliyor, hâlbuki müziğin dili; bizzat onun ruhudur, matematiğidir, tasarımıdır, sizin ona verdiğiniz manadır. Yine de yaşanılan çağ, coğrafya, folklor ve bireysel tercihlere bağlı olarak ele aldığınızda müziğe ve onun diline yaklaşımın önemli farklılıklar gösterebildiği durumlar sözkonusu.

Örneğin çağdaş Batı müziğinde ortaya çıkan çok farklı müzik akımlarının yanında, gittikçe daha fazla insanın ulaşabildiği farklı kültürlere ait yerel müzikler de varlıklarını tüm dünyaya duyuruyor. Bu bağlamda; müziğin dilini tek bir açıdan ele almak yerine, farklı açılardan irdelemek daha yerine olacaktır. Tabii tüm bu yaklaşımların müzikologlar veya müzik teorisyenleri tarafından araştırılıp değerlendirilmesi daha yerinde olacaktır. Bize düşen ise; sanat ve kültürün birleştirici rolünün unutulmaması gerektiğini, sanatın ve müziğin dilinin evrensel olduğunu her seferinde hatırlatmak.

Thedeor W. Adorno, sanatın daha önce yapılmamış olanı ifade ettiğini söyler. Oysa Kürt müziği birbirini tekrar ediyor gibi. Kürt müziğinin içinde bulunduğu durumu nasıl değerlendirebilirsiniz?

Her kültür içinde bulunduğu atmosfer ve toplumsal koşullar içinde açılır, serpilir ve gelişir. Pek çok zorlukla, yasakla karşılaşmış olan Kürt müziği için yeni arayışların numunelerini görmek mümkün elbette, örneğin müziğin söz yazarlığı kısmına ağırlık verenler var şu dönemde, ama geleneksel müziğin mirasını çok iyi taşıyan ve bunu yeni kuşaklara da sevdiren sanatçılarımız da var.

Batı müziği ile Kürt müziğinin harmonisinden oluşan bir tarz oluştu. Açıkçası, bu tarzın çok çabuk kabul gördüğünü söylemek gerekiyor. Sizce de Kürt müziğinin yeniliğe ihtiyacı yok mu?

Dünya müziklerinin birbiriyle olan etkileşimi, sandığımızın da ötesinde aslında. Batılı pek çok sanatçı veya müzik topluluğu doğu enstrümanları ve müzikal formlarıyla aranjelerini gerçekleştirdiklerinde, genellikle kendi bulundukları toplumda yeni bir soluk olarak benimsenebiliyorlar. Çok farklı disiplinlerden veya tarzlardan gelen sanatçılar ortak bir sahnede düet yapabiliyor. Bu bağlamda bu topraklarda da dünya müziklerini de dinleyen, yenilikleri takip eden çok iyi bir jenerasyon var. Kürt müziğinin de batı müziği sentezlerini anlamaya ve yorumlamaya dair meylini bundan bağımsız düşünmemek gerekir.

Müziğin geleneği korumasında ve geliştirmesinde bir etkisinin olduğunu söyleyebilir miyiz?

Bu konuyu müzikologlarla veya sosyologlarla konuşmak yerinde olacaktır, konu hakkında literatürde oldukça geniş kaynaklar ve iyi kuramcılar var. Yine de burada birkaç şey söylemek gerekirse; müzik kendi içinde sözü, coğrafyayı, şiiri, bitkiyi, güzeli, aşkı, bir zamanlar olan biteni ve aynı zamanda bugünkü hallerimizi kendi kalbinde barındırıyor.

Iğdır’da tanıştığım 90 yaşındaki bir kadından bir şarkı dinlemiştim, şarkıda; o coğrafyaya ne zaman cemre düştüğünden, nesli bugün tükenmiş olan bir kuş türünden söz ediyordu. Dolayısıyla müzik aynı zamanda bir dönemin aynası gibi geleneğin algılanmasında ve dönüştürülmesinde en büyük güçlerden biri kanaatimce. Bu bağlamda müzik geleneği koruma ve geliştirme rolünü ziyadesiyle yerine getirmekte, lakin bu gücü sanatçının nasıl algıladığı ve değerlendirdiği ise başka bir konu. 

Yeni çalışmalarınız neler?

Şubat 2018’de performans kayıtlarımızdan oluşan Ax Lê Wesê albümümüzü dijital platformlarda paylaştık, albümü olabildiğince konserler vasıtasıyla dinleyicilerimizle buluşturmak niyetindeyiz. Aynı zamanda yeni albüm projesi yolda, uzunca bir sure yeni albüm çalışmasına odaklanacağız.

REWŞAN ÇELİKER / PORTRE

Bitlis’in Tatvan ilçesinde dünyaya geldi. Lise eğitimini Mersin’de tamamladı. Ankara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümü’nden mezun oldu. İstanbul Pera Güzel Sanatlar keman-viyola alanında müzik ve armoni eğitimi alan Rewşan Çeliker, birçok üniversitenin oda ve caz orkestralarında çaldı. Kurucuları arasında bulunduğu İstanbul Film Müzikleri Orkestrası’nda (İFMO) ise birçok başarılı konsere imza attı. 2017 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Oyunculuk Yüksek Lisansı’ndan mezun oldu. Tezini “sokak deneyimi bağlamında Edith Piaf ve müzikal tiyatro” üzerine yazdı.

 

Kaynak: K24

 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Kürt, Müziğinde, farklı, bir, yorum:, Rewşan, Çeliker,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Van
Kar Yağışlı
Güncelleme: 09.12.2018
Bugün
-
Pazartesi
-4° -
Salı
-2° -
Van

Güncelleme: 09.12.2018
İmsak
05:36
Sabah
07:05
Öğle
12:06
İkindi
14:32
Akşam
16:55
Yatsı
18:17
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı